M. Kemal Atatürk
   Devamı...

    M. Emin Resulzade
   Devamı...

    Ebülfez Elçibey
   Devamı...

Site İstatistik

Bugün105
Bu Hafta222
Bu Ay665
Toplam33457
Türk dünyasına ışık tutan bir devlet başkanının Ankara’da ki mütevazı kabrinin Anıt Mezara dönüşü

Bilindiği gibi anıtlar veya anıt mezarlar dünyanın her yerinde  olduğu gibi, taşıdığı misyonla gelecek nesillere ışık tutarken, görsellikleriyle olduğu kadar taşıdığı ruh ve anlayışla da önem kazanırlar. Cebeci Asri Mezarlıkta 55 yıldan  beri mütevazı kabrinde yatan ve 20.yüzyılın başlarında Türk ve Müslüman topluluklar içinde bir ilki başararak, 28 Mayıs 1918’de Milli Demokratik Azerbaycan Cumhuriyetini kuran  Mehmet Emin RESULZADE’ nin kabri, Azerbaycan Kültür Derneği tarafından, onun kurduğu milli demokratik cumhuriyetin 90. yılında  bir anıt mezar olarak inşa edildi.

Mehmet Emin RESULZADE’nin kişiliğini tahlil ederken, o günün siyasal konjonktürü içinde bir yanda bitmekte olan monarşik Ortodoks çar yönetimi , beri yanda  zayıflatılmış, parçalanmaya hazır “hasta adam” diye adlandırılan İslam aleminin Halifeliğini elinde tutan Osmanlı imparatorluğu.
Kafkasya’da Hıristiyan bir sosyolojik yapı içinden; demokrasi ve milli devlet olma düşüncesiyle hareket eden  bir grup aydın; başta Mehmet Emin Resulzade, Ali Merdan Topçubaşı, Hüseyin Alizade, Fethali Han Hoylu ve Hacınsky gibi aydınların “insanlara hürriyet,milletlere istiklal” diyerek bir çıkış trendiyle Müslüman Türk bir topluma sadece  kimlik kazandırma değil hürriyet ve istiklali vaat etme hareketi olmuştur. Neticede yol yolcusuna yenilmiş, parlamento açılırken söylenen “bir kere yükselen bayrak bir daha inmez.” Sözüye gereken son söz söylenmiştir.

Milli Azerbaycan Cumhuriyeti hükümetinin iki yıla yakın iktidarı döneminde hayata geçirdiği reformları görmek için 90 yıl ötesine bakmak gerekir. Milli Demokratik Azerbaycan’ın kuruluşunu ilan ederken ileriye dönük tarihi bir mesajı önemle kaydediyordu.
Mehmet Emin Resulzade, bağımsızlığın ve istiklalin sonsuza kadar gideceği mesajını verirken milli kimliği veciz bir şekilde şöyle ifade ediyordu.

“Cumhuriyetimiz;
Milli,demokratik devletçilik zemininde,
medeni ve kendi geleceğini tayinde
çağdaşlığı esas almıştır.
Bu nokta-i nazardan,
cumhuriyetimiz tarihteki
ilk Türk cumhuriyetidir.”

Mehmet Emin RESULZADE’ nin kurduğu cumhuriyet çağdaştı, demokrattı, halkçıydı. Milli kültürün temeli olarak gördüğü Türk dilini önemseyerek  anayasaya resmi dilin Türkçe olduğunu ve  kurumlarda İstanbul Türkçe’sinin yerleşmesini sağlamıştı. Avrupa’da henüz görülmeyen kadın haklarıyla ilgili bir reformu 1918 yılında hayata geçirerek, yirmi yaşını dolduran tüm yurttaşlara cinsiyet ve milliyet farkı gözetmeksizin seçme ve seçilme hakkını tanımıştı.
Batıda giderek zayıflayan Osmanlı imparatorluğuna yakınlaşma sağlanırken, bölgede bir tehdit olarak büyüyen bolşevik güçler 27 Nisan 1920’de genç cumhuriyeti işgal ettiler. Hükümet üyeleri sürgün cezalarına çarptırıldı. Devlet başkanı Mehmet emin RESULZADE, Litvanya üzerinden Almanya’ya geçerek  uzun yıllar orada kaldı. 1947 de  Ankara’’ya geldi ve fikri çalışmalarını sürdüreceği bir ocak olan Azerbaycan Kültür Derneği’ni kurarark faaliyetlerini burada sürdürdü. Yorgundu ve yaşlanmıştı, yetmiş yılını geride bırakmış bir devlet adamı olarak mağrur ve mutluydu.  Vatanım dediği Türkiye’de  6 Mart 1955  tarihinde 71 yaşında vefat ettiğinde esaret altında bulunan ülkesine bayrağı taşıyacak öğrencileri  tarafından Cebeci Asri mezarlıkta toprağa verildi.
Mehmet Emin RESULZADE’ nin ilkeleriyle yetişen nesiller her zaman onun fikirlerine sahip oldular. 1990 yılında Sovyetler birliğinin dağılmasından sonra kutsal bir emanet olarak sakladıkları üç renkli bayrağı Azerbaycan Büyükelçiliğinin açılışında devlet başkanına teslim ettiler.
Yetmiş yıl sonra kazanılan hürriyetle, devlet adamları, akademisyenler, genç nesiller akın akın onu ziyarete geldiler.
Mehmet Emin RESULZADE adı bu gün Ankara’da Milli eğitim Bakanlığı tarafından Çankaya ilçesinde bir Anadolu Lisesi’nde, Büyükşehir Belediyesince Bahçelievler’de bir meydanda ölümsüzleştirirken, anıt mezarın bulunduğu sokağa “28 Mayıs Sokağı”  adıyla ebediyete  kadar yaşayacaktır. 
Mehmet Emin RESULZADE adını yaşatan tüm kurumlara ve Anıt mezarın meydana gelmesinde önemli katkıları olan, Türkiye Anıtlar Derneği’nin değerli yöneticilerine teşekkür etmek gereğini ifade ederken, anıt mezarın tasarımını ve uygulama sürecini izleyen biri olarak anıt mezar kakında birkaç söz etmek isterim.

Bildiğiniz gibi anıtlar taş yapılar olup, tarih içindeki önemli olayların ya da tarihi şahsiyetlerin gelecek kuşaklara aktarılması ve anlatılması amacıyla yapılan eserlerdir. Bu anlatım ve aktarımlarda amaç; o tarihi fenomenin (olgu) ruhunu yansıtmak ve tanımlamalar içinde boyutlandırma yaparak eseri estetik yönden destekleyerek güçlü kılmaktır.
Tarihteki önemli sanatsal aktarımlardan; Mısır Piramitleri ve Türk tarihindeki Orhun Anıtları’nın tarihi gerçekleri günümüze nasıl taşıdığı bilinmektedir.
Dünya ülkelerinde sayıları bilinmeyen anıt ya da anıt mezar örnekler arasında en görkemli olanlar Napolyon’un başarılarını yansıtan Paris’teki Zafer Anıtı, ABD’deki Hürriyet Anıtı, Çanakkale Zafer Anıtı, Atatürk adına yapılan Taksim Anıtı ve ünlü Anıtkabir en bilinenlerdir.

Anıtlar ya da anıt mezarlar görsel büyüklükleriyle olduğu kadar taşıdığı ruh ve anlayışla da önem kazanırlar. Toplam otuz metre kare merasim alanı içinde yer alan ve dört buçuk metre kare üzerindeki anıt mezar lahit ve kaidelerden oluşmaktadır. Dört eşit sütunun yüksekliği, cumhuriyetin kurulduğu tarihi yirmi sekiz rakamına ilave edilen beşinci ay sayısı ile 285 cm. olarak tespit edilmiştir. Sütunlar üzerine işlenen Türk kilim motifleri kenetlenmiş Kafkas halklarının benzer kültürel değerlerle ve onun halk kaynağından yükselen hürriyet ve istiklal düşüncesinin yükselen değerini ve Mavera-i Kafkas’ı teşkil eden halkları anlatmaktadır. Sütunlar üzerine oturan çatı, Milli Azerbaycan bayrağında yer alan sekiz köşeli bir yıldız ve üç boyutlu bayrak motifinin taçlanarak göğe yükseldiğini anlatırken,lahitte kullanılan ölçülerin birinci kademesi onun cumhuriyeti kurduğu zaman ki yaşı olan otuz dört rakamını, en yüksek noktası ise, ebediyete intikal ettiği yetmiş bir rakamını yansıtmıştır. Kullanılan malzeme, traverten taş ve kırmızı granitten ibaret olup, oyma işler ve taşlardaki renk uyumunda doğallık ve sadelik esas alınmıştır.

 
< Önceki   Sonraki >

Copyright © 2007 Azerbaycan Kültür Derneği
Bayındır Sokak 37/6 Kızılay / ANKARA | Tel: +90.312.435 37 06 | Fax: +90.312.435 37 05
Echonex Creative Solutions