header
Türkçe Konuşulan Bölgeler

Türkçe Konuşulan Bölgeler

Türkçe Konuşulan Bölgeler



blue
Karabağ Sorunu
PKK Terör Örgütü ve "KELLE"!
Özbekistan’da “Yeşil” Devrim Sancıları

Diğer makaleler


green bullet
Mustafa K. Atatürk M. E. Resulzade
Ebülfez Elçibey

Menu:

  • Ana Sayfa
  • Dernek Hakkında
  • Kuzey Azerbaycan
  • Güney Azerbaycan
  • Karabağ
  • Kültür
  • Türk Dünyası
  • Dergi
  • Ermeni Sorunu
  • Dernek'ten Haberler
  • Bağlantılar
Mustafa Kemal Atatürk

Mehmet Emin Rezulzade

Ebülfez Elçibey







right blue

Türk Dünyası

IRAN AZERBAYCAN' DA ETNİK KARIŞIKLIK PEŞİNDE!



İran’ın resmi haber ajansı İRNA’nın web sayfasında, Azerbaycan’da Talışlar’a baskı uygulandığı iddia edildi. www.irib.iradresindeki “Talışlar Tezyiq Altında” başlıklı yazıda “Talış aydınlarından” olduğu iddia edilen iki Talış asıllı Azerbaycan vatandaşının 6 aydır Azerbaycan’ın gizli zindanlarında tutulduğu, bunlara işkenceler yapıldığı yazıldı. Haber-yorum niteliğindeki yazıda “panazerizm, Azericilik” gibi ilginç ifadelerle, ülkedeki “ifratçı grupların ülkedeki Talışlardan ve bunların faaliyetlerinden rahatsız oldukları, bu aşırılıkçıların ülkeyi sadece Azerilere ait gördükleri” gibi garip iddialar yer aldı. devamı...

IRAK TÜRKMENLERİ AZERBAYCAN’DAN RAZI DÖNÜYORLAR



Aida Bağırova: “Azerbaycan, Türkmenlerin sesini Uluslararası kamuoyuna ulaştırmalıdır”
Hüseyn Bayoğlu: “Arkamızda 300 milyonluk gücün olduğunu gördük”

Asya Diyaloğu Sosyal Birliği ve Kafkas Medya Tedris Merkezinin daveti ile Azerbaycan’da seferde olan Irak Türkmen Cephesi (ITC) temsilcileri ülke resmi makamları ve muhalefet partileri ile görüşlerini sürdürüyorlar. Dün Müsavat Partisi’nin merkezi karargahında parti başkanı İsa Kamber’le görüşmelerinde de Türkmenleri rahatsız eden esas meseleler müzakere konusu oldu. devamı...

Kerkük Mitingi


Ankara’da dün, Irak Türkmen Cephesi tarafından Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen Kerkük Mitingi’nde peşmergebaşı Barzani aleyhine sloganlar atıldı ve AKP protesto edildi.

IRAK Türkmen Cephesi Türkiye Temsilciliği tarafından Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen ‘Kerkük’ Mitinginde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Kuzey Irak’a müdahale etmesi yönünde çağrı yapıldı. devamı...

2 Günde 9 ŞEHİT



Bölücü terör, küçük ve büyük patronlarının talimatları doğrultusunda kan akıtmaya ve can almaya devam ediyor. Richard Myers ve Barzani'nin birbiri ardına meydan okumaları ile eş zamanlı olarak PKK terörü 2 günde 9 genç mehmet'in canını aldı. Devletin düzenini, ülkenin toprak bütünlüğünü, milletin birlik ve beraberliğini ortadan kaldırmaya yönelik bu hain ve şereften mahrum terörü lanetliyor, şehitlerimizi rahmet ve milletle anıyoruz. devamı...
 
KIBRIS, SOYER HÜKÜMETİ VE KORGENERAL KIVRIKOĞLU
Prof. Dr. Osman Metin Öztürk


I.
Türkiye için, Kıbrıs sorun olmaya devam ediyor. Dün başka türlü bir sorundu, bugün başka türlü bir sorun…

Kıbrıs’ın bir sorun olmaktan bir türlü kurtulamamasının arkasında, Adanın değerli jeopolitiği yer alır. Adanın, bir bütün olarak Doğu Akdeniz’i kontrol imkanı vermesi çok önemlidir. Kıbrıs’a bakarken, aslında Doğu Akdeniz’e bakılmaktadır. Kıbrıs ile ilgili her gelişme, Doğu Akdeniz’i kontrol mücadelesi ile ilgilidir. Doğu Akdeniz, sadece bölgesel dengeler için değil, doğrudan küresel güç dengeleri açısından da önemlidir.

İki kutuplu dönemin Doğu-Batı kamplaşmasında fazla öne çıkmayan ve genelde Batının istifade ettiği bu jeopolitik değer, Sovyetlerin ve Doğu Blokunun dağılmasının, Batı Blokunun Avrupa ve ABD kanatları arasından baş gösteren ayrışmanın, Hazar Bölgesi enerji kaynaklarının Doğu Akdeniz üzerinden uluslar arası pazarlara taşınmasının ve Orta Doğu’da cereyan eden işgal ve kaosa ortamının Doğu Akdeniz’den kontrol edilebilir olmasının etkisinde, bugün çok daha öne çıkmıştır. Çünkü bu sayılan özellikler, güçlü aktörlere, rakipleri karşısında büyük avantaj sağlayacak özellikledir. devamı...
 
Doğu Türkistan’dan İdam Haberi

Dost ve Müslüman Pakistan hükümeti tarafından 5 Şubat 2002 yılında tutuklanarak Çin'e iade dilen İsmail Samet, Çin'li cellâtlar tarafından bu gün 8 Şubat 2007 Perşembe günü yerel saatle 06.00, Türkiye saati ile 09.00 idam edildi.
20 Mayıs 1969 Kaşgar'a bağlı Yenihisar İlçesi, Sağan Kasabası doğumlu olan İsmail Samet, 5 Nisan 1990 Barın olaylarından sonra tutuklanmış ve Eylül 1992'ye kadar tutuklu kalmıştır. 1993 Eylül ayında tekrar hapsedilmiş ve 3 yıl sonra 1996 Eylül ayında serbest bırakılmıştır. Hapis cezalarından sonra Ocak 1997'de Doğu Türkistan'ı terk etmek zorunda kalan İsmail Samet, Pakistan yetkililerince Çin'e iade edildikten sonra 8 Şubat 2002 tarihinde Urümçi yakınlarındaki Guentin hapishanesine konmuştur. 31 Ekim 2005 tarihinde ise, Urümçi şehri orta halk mahkemesi tarafından, Devleti bölme yani Doğu Türkistan'ın bağımsızlığı için mücadele etme suçundan ölüm cezasına çarptırılmıştır.
7 Şubat günü son olarak ailesi ile görüşmesine izin verilen İsmail Samet Türkiye saati ile sabah 09.00 da idam edilmiştir.
Asılsız suçlamalarla halk mahkemesinde yargılanan, suçsuzluğunu ispat etmek için fırsat tanınmayan İsmail Samet'in idam edilmesi, iki önemli konuyu bir daha gündeme getirmiştir. Birincisi, siyasi suçlamalarla idam cezası uygulamalarına devam eden Çin uluslar arası insan hakları beyannamesini çiğnemektedir. Dünya kamuoyunun bu konu hakkında acil olarak önlem alması gerekmektedir. İkincisi, Pakistan gibi dost, kardeş ve Müslüman komşu ülkelerin Çin zulmünden kaçıp kendilerine sığınan Doğu Türkistanlıları ölüme göndermekten vazgeçmeleri gerekmektedir. Uluslararası tüm anlaşmalara karşı çıkarak uygulanan iade işlemleri sonucunda yüzlerce masum Doğu Türkistanlı hayatlarını kaybetmektedir.
Şehidimiz İsmail Samet'in ailesi, yakınları ve tüm Doğu Türkistanlılara başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Çin'in Doğu Türkistanlılara baskılarını, İsmail Samet'in idam edilmesini nefretle kınıyor, bu tür olayların tekrar edilmemesi için başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm dünya kamuoyunu göreve çağırıyoruz.

Seyit Tümtürk
Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı /
Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği
Genel Başkanı

Judeo-Hıristiyan “Kürdistan” Nasıl Kuruluyor?

Irak’ta kurulmaya çalışılan devletin bölgeye ve bölgede yaşayan insanlara ne getireceği, gelecekte hangi amaçlara hizmet edeceği Türkiye dâhil bölgedeki bütün ülkeler ve bunların toplumları tarafından bilinmekte. Artık bu kukla devletin demografik yapısının (?) nasıl olacağı da ortaya çıkmakta.

The Middle East dergisinin Ocak 2007 tarihli sayısında Chris Kutschera tarafından kaleme alınan “Kürdistan: Irak Hıristiyanları İçin Bir Sığınak” başlıklı yazıda Irak’ın kuzeyindeki gerçekler su yüzüne çıktı. Yazıda, Kürt KDP yönetiminin Hıristiyan Iraklılar için ne kadar hayati önemde olduğu açıkça ortaya konurken, ABD’de yaşayan Hıristiyanlara ilişkin kaynağı gösterilemeyen muhtelif demografik rakamlar veriliyor. Şimdilik mağdur ve hakkı gaspedilmiş bir halk olarak propaganda edilen çeşitli Hıristiyan gruplar için KDP yönetiminin özel bir koruma ve geliştirme politikası izlediği, bunun da ABD (ve muhtemelen ABD yönetimi ile yakın ilişkiler içindeki Amerikan kiliseleri tarafından) takip edildiği anlaşılıyor. Yüzyıllardır uygulanan yöntemlerin hâlâ sonuç verebilmesi bu bakımdan çok çarpıcı. devamı...

Kaynak: http://www.chris-kutschera.com

BATI TRAKYA’DA 29 OCAK DİRENİŞİ

Yunanistan bugün halen Batı Trakya’daki Müslüman Türk azınlığına yönelik, çeşitli uluslar arası belgelere konu olan temel insan hakları ihlallerini sürdürmektedir.

Batı Trakya’daki Türk azınlığının 1923’lerdeki nüfusunun (120 bin) bu gün de yaklaşık aynı sayılarda kalmış olması ise bu toplumun, bilimsel çevrelerde de kabul gören takribi %3’lük nüfus artış hızı dikkate alındığında, Yunanistan tarafından azınlığın nasıl bir baskı ve göçe zorlama politikasıyla karşı karşıya olduğu anlaşılabilmektedir. Eğer bu azınlık, Yunanistan’ın iddia ettiği gibi gelişen ve refah içinde yaşayan bir toplum olsa idi, bugün Batı Trakya’daki Müslüman Türk azınlığının nüfusunun 500 binin üzerinde olması ve Türkiye’de vatan bildikleri topraklardan göç etmek zorunda kalmış 500 binin üzerinde Batı Trakya Türk’ünün bulunmaması gerekirdi. İşte bu eritme çabalarının bir ispatı ve bu çabalara karşı direnişin önemli bir halkası 29 Ocak olaylarıdır. devamı...

Kaynak: http://www.bttdd.com

Kosova'daki Türkologlar

Hükümetimiz Kosova'daki Türkler'e gereken ilgiyi ve yakınlığı gösterirken Kültür Bakanlığımız da Nimetullah Hafız'ın başında bulunduğu Kosova Türkologları'na yardım etmeli...

Tüm dünyada olduğu gibi Balkan yarımadasında da Türkolojiye son derece önem verilmektedir. Eski Yugoslavya'da 1926 yılında Belgrad'da Felsefe Fakültesi'nde Şarkiyat bölümü kuruldu. 1951 yılında Saraybosna'da Şarkiyat Enstitüsü'nün kurulmasıyla Felsefe Fakültesi'nde Şarkiyat bölümü de açıldı. Kosova ve Makedonya Cumhuriyeti'nde Türk azınlığının varoluşu nedeniyle buralarda öteki ulus ve halklara olduğu gibi kadro yetiştirmek için 1972 yılında Priştine'de Felsefe Fakültesi'nde Şarkiyat bölümü, 1 yıl sonra da Üsküp'te Filoloji Fakültesi'nde Türkoloji Bölümü çalışmaya başladı. 1988 yılında Priştine'de Türk Dili ve Edebiyatı kürsüsü çalışmalarını sürdürmüştür. Priştine'de 1972-1988 yıllarında Şarkiyat bölümü ve 1988 yılından günümüze dek Türk Dili ve Edebiyatı kürsüsünden Kosova kent ve köylerinden genel olarak altmıştan fazla Türk bilimcisi mezun olmuştur. devamı...

Kaynak: http://www.prizrenliler.org

AHISKAMIZ

Bugün yarım milyon civarındaki Ahıska Türkü, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Ukrayna, Sibirya ve Kuzey Kafkas ülkelerinde darmadağınık bir hâlde hayat mücadelesi vermektedirler. Buna son zamanlarda ABD de eklendi. ABD hükûmeti, on bin civarında Ahıskalıyı Rusya'dan götürdü, küçük gruplar hâlinde ve birbirinden çok uzaklarda iskân etti.

1990'lardan itibaren Sovyetler Birliği çözüldü. Bugün, bağımsız bir devlet olan Gürcistan, sudan sebeplerle Ahıska Türklerinin vatana dönüşüne müsaade etmemektedir. devamı...

[1] Tafsilat için bkz. Y. Zeyrek, age. s.161-169.
[2] Y. Zeyrek, Gürcistan İnsanlığın Neresinde, Ahıska dergisi, S. 3.
[3] Tahircan Kukulov, Ahıska Türklerinin Tarihine Bir Nazar, s. 89.
http://www.ahiska.org.tr/ahiskamiz.htm

Kaynak: http://www.turksam.org/tr/yazilar.asp?kat=39&yazi=1068

Doğu Türkistan’da Çin Askerleri ile Bağımsızlık Savaşçıları Arasında Geniş Çaplı bir Silahlı Çatışma Meydana Geldi 

07.01.2007 tarihinde Almanya’daki “Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi” tarafından Doğu Türkistan’dan doğrudan elde edilen ciddi bir haber yayınlanmıştır. Bu haberde Doğu Türkistan’ın Barın köyü civarında 50 kişilik milli mücadeleci grubu ile Çin polisleri arasında bir silahlı çatışma meydana geldiği, bağımsızlık savaşçılarının bir kısmının yakalandığı, diğer bir kısmının ise, kaçarak izlerini kaybettirdikleri ETIC tarafından bildirilmişti.

Bugün, yani 08.01.2007 günü “Sinkiang (Doğu Türkistan) Toplum Güvenlik Bakanlığı” bir basın toplantısı düzenleyerek Ocak ayının 5.günü Doğu Türkistan’ın Pamir Dağları Bölgesinde Çin askerleri ile bağımsızlık savaşçıları arasında büyük çaplı silahlı çatışma meydana gelmiş olduğunu açıkladılar.

“Tiyanşan (Tanrıdağı) İnternet sitesi”nde yer alan habere göre güya,  2002 yılının 9. ayının 11. gününde dış ülkelerden sızan “Doğu Türkistan İslami Hareketi” teşkilatının direniş güçleri Doğu Türkistan’ın Pamir Dağları'nın yukarı kısımlarında askeri eğitim kampı kurmuşlar. 05.01.2007 tarihinde Çin askeri birlikleri bu konuda elde ettiği haberlere dayanarak, Pamir Dağları'ndaki bağımsızlık savaşçılarının etrafını kuşatarak saldırıya geçmişlerse de bağımsızlık savaşçıları bunlara çok sert bir şekilde karşılık vermiştir.

Çin hükümetinin verdiği sayılara göre bu defaki çatışmada Çin tarafından bir asker ölmüş, biri de yaralanmış, bağımsızlık savaşçılarından da 18 kişi şehit olmuştur. Yine, bağımsızlık savaşçılarından da 17 kişi Çin askerlerince ele geçirilmiştir.

Çin tarafı, 22 tane el bombası ve çok sayıda mühimmat ele geçirmiştir.
 Bağımsızlık savaşçılarının bir kısmı da kuşatmayı yararak kurtulmayı başarmışlardır. Şu anda Çin askeri birlikleri Doğu Türkistan genelinde arama, tarama ve tutuklama furyası başlatmış bulunmaktadır.

Diğer yandan “Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi”nin elde ettiği bir önceki haberinde bu defaki silahlı çatışmanın meşhur Barın köyü civarında meydana gelmiş olduğu bildirilmişti. Fakat Çin hükümeti Uygur halkı arasında “Barın Ruhu”nun tekrar canlanmasından endişe ederek, kesinlikle “Pamir Dağları bölgesinde meydana geldi” demeye mecbur kalmıştır.

“Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi” bu olay hakkında daha tafsilatlı bilgiler almaya çalışmaktadır.

Uygurcadan Çeviren: Mehmet Emin BATUR
http://www.hurgokbayrak.com/

RUMLAR'IN 'BULGAR TÜRKÜ' KORKUSU
Bulgaristan'ın 1 Ocak'ta Avrupa Birliği'ne tam üye olması, Kıbrıs Rum kesiminde yeni bir tartışma başlattı. Rum yönetimi Bulgar pasaportlu Türklerin Güney Kıbrıs'a geçişine ve burada çalışmasına engel olamayacak. Rum yetkililer, gerek Bulgaristan'dan Güney Kıbrıs'a gelecek Türklerin, gerekse Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan, sayıları 2 bin olarak tahmin edilen ve önemli bir bölümü Türk olan Bulgar vatandaşlarının durumunu değerlendiriyor. Rum yönetimi sözcüsü, Bulgar pasaportu taşıyan kişilerin Güney Kıbrıs'a gelmelerinde herhangi bir engel çıkaramayacaklarını söyledi. Sözcü, Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan Bulgar vatandaşlarının da Güney'e gelmelerini ve iş bulup çalışmalarını engelleyemeyeceklerini belirtti. Bu durumda, Rum kesiminde uygulanan 'yabancıların Kuzey Kıbrıs üzerinden Güney'e geçme yasağı' delinmiş olacak. Rum yönetimi, Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan Bulgar vatandaşlarının, 2005 yılındaki seçimlerde, Rum kesimindeki Bulgar Büyükelçiliği'nde oy kullanmalarına, 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kontrolü altında olmayan bölgelerden yasadışı giriş' yaptıkları gerekçesiyle izin vermemişti. Rum basını konuyla ilgili haberleri, 'Bulgar Türkleri geliyor' ve 'Bulgar Türklerine kapıları açtık' manşetleriyle duyurdu. 2001 seçim verilerine göre Bulgaristan'da 746 bin 600 Türk yaşıyor.
Star Gazetesi
Doğu'daki kiliseler Türklere ait çıktı Hürriyet, 7 Aralık 2006
Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel El Sanatları Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tahsin Parlak tarafından yapılan araştırmada, daha önce Gürcü ve Ermenilere ait olduğu ileri sürülen Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki birçok kilesinin Kıpçak Türklerine ait olduğu ortaya çıktı. Yeni Parlak, 12. ve 14. yüzyılları arasında Çıldır Atabeylerinin hakimiyeti altındaki Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaptırılan menzil kiliseleri üzerine işlenen yazı, motif ve desenleri ile Orta Asya'da Türkler tarafından yapılan motif, desen, Göktürk ve Uygur yazıtlarıyla karşılaştırmasını yaptıklarını söyledi. devami...
Türkmenlere Göre Kerkük'ün Geleceğinde Türkiye'nin Rolü Hasan Yılmaz
27 Aralık 2006
Kerkük, sahip olduğu yeraltı zenginlikler nedeniyle Irak'ın en önemli noktalarından biri haline gelmiştir. Kürtler, Kerkük'ü stratejik hedeflerinden biri olarak belirlemiş ve bu doğrultuda geri adım atmayacaklarını vurgulamıştır. Irak anayasasında Kerkük'ün geleceğinin 140. maddede Kürtlerin çıkarları doğrultusunda belirlenmesinin yer alması, hem Arapları hem de Türkmenleri endişelendirmektedir. Kürtler, 140. madde de belirlenen esaslardan taviz vermeyeceklerini ve elde ettikleri kazanımları kaybetmeyeceklerini sık sık dile getirmektedir. “Normalleştirme” adı verilen maddeye göre, normalleştirme (göç ettirilenlerin geri dönmesi ve sonradan Kerkük'e yerleştirilenlerin geri gönderilmesi), sayım ve referandum olmak üzere üç aşamanın 2007 sonuna kadar Kerkük’te tamamlanması gerekmektedir.
devamı... Asam.org.tr'de
  • Prof. Dr. Osman Metin Ozturk - Irak'taki kaosun analizi
  • Sinan Öğan - Özbekistan’da “Yeşil” Devrim Sancıları
  • Arif Keskin - Güney Azerbaycan Milli Hareketinde Sivil Toplum Dönemi
  • Tamina Kibar - Kırgızistan: “Lale-limon” Devriminin Hayalleri ve Yaşanan Kaosun Gerçekleri
  • Dr. Erkin Ekrem - Kırgızistan’da Sivil Darbe ve Çin: “Stratejik Çevreleme”
  • İsmail Cengiz - Irak’ın Kuzeyi: Kürtler, Türkmenler ve Türkiye’nin Güvenliği
  • Tuğrul Başeğmez - Ahıska Davasına Kim Sahip Çıkacak?
  • Safter Nagayev - Dilde, Fikirde, İşte Birlik (Gaspıralı ve Türkistan )
  • Hacı Yakub Yusufî Anat - Doğu Türkistan'da İşkence
  • Bulgaristan'da yaşayan Türklerin dramı
  • Erhan Türbedar - Türkiye ve Balkanlar
  • Yalçın Sarıkaya - 11 EYLÜL SONRASINDA TÜRKİYE ve TÜRK DÜNYASI
  • General Masey Sulkeviç V. QULİYEV - Polonya Tatarları Azerbaycan devletçiliği hizmetinde
Azerbaycan Kültür Derneği, Ankara, 2006