header


Basından seçtiklerimiz
blue
Tekin - Ermeniciler
Tekin - Hocalı
Özdağ - Ermeni Psikolojik Propagandası
Anadolu da bizimdir - Orxan ARAS Almanyadan yazıyor

green bullet
Mustafa K. Atatürk M. E. Resulzade
Ebülfez Elçibey

Menu:

  • Ana Sayfa
  • Dernek Hakkında
  • Kuzey Azerbaycan
  • Güney Azerbaycan
  • Karabağ
  • Kültür
  • Türk Dünyası
  • Dergi
  • Ermeni Sorunu
  • Dernek'ten Haberler
  • Bağlantılar






right blue

IRAK TÜRKMENLERİ AZERBAYCAN' DAN RAZI DÖNÜYORLAR



Aida Bağırova: “Azerbaycan, Türkmenlerin sesini Uluslararası kamuoyuna ulaştırmalıdır”
Hüseyn Bayoğlu: “Arkamızda 300 milyonluk gücün olduğunu gördük”

Asya Diyaloğu Sosyal Birliği ve Kafkas Medya Tedris Merkezinin daveti ile Azerbaycan’da seferde olan Irak Türkmen Cephesi (ITC) temsilcileri ülke resmi makamları ve muhalefet partileri ile görüşlerini sürdürüyorlar. Dün Müsavat Partisi’nin merkezi karargahında parti başkanı İsa Kamber’le görüşmelerinde de Türkmenleri rahatsız eden esas meseleler müzakere konusu oldu.
ITC temsilcileri Müsavatçı milletvekillerinin Milli Meclis’te Kerkük meselesini gündeme getirmelerini talep ettiler. Başkan İsa Kamber ise, Türkmenlerin haklı mücadelesine her zaman destek verileceğine heyetin dikkatini çekti. Bir saatten çok süren görüşmede “Türkmeneli” televizyonunun çalışanları da hazır bulundu. Azerbaycan’daki görüşmeler hakkında hazırlanan TV haber-dizileri Türkmeneli TV’de önümüzdeki haftadan itibaren yayınlanacak.
Kaydedelim ki, ITC Siyasi Şurasının üyesi, Türkmen Adalet Partisi’nin başkanı Enver Bayrakdar’ın rehberlik ettiği temsilci heyeti Azerbaycan Prezident Aparatı uluslararası İlişkiler Şubesi müdürü Novruz Memmedov’la, o cümleden Dışişleri Bakanı yardımcısı Halef Halefov ve Bakanlığın Doğu işleri dairesi başkanlarından bir kaçı ile de görüştü. Her iki görüşmede Bakü’de Irak Türkmen Cephesi’nin temsilciliğinin açılması teklifi olumlu karşılandı. Türkmenlerin tahsil ve sağlık problemleri ile ilgili de tedbir alınacağı vaad edildi.

Irak Türkmen Cephesi siyasi dairesi mesulü Hüseyin Kerim Bayoğlu dün gazetecilerle sohbetinde “temsilci heyeti devlet adamları ve muhalefet liderleri ile görüşmelerinden razı kalmıştır” dedi ve devam etti: “Görüştüğümüz insanların hepsinin Türkmen davasına aynı gözle, aynı sevgi ve heyecanla yaklaştığını gördük. Bu da bizim için çok sevindirici ve ümit verici bir noktadır. Azerbaycan halkının temsilcileri ile de görüştüğümüz zaman gördük ki, Türkmenleri tanıyorlar, televizyonumuzu seyrediyorlar. Azerbaycan’da; Kerkük’te, Türkmen elinde meydana gelen hadiselerden, süren mücadeleden haberdarlar ki, bu da bizi memnun etmektedir. Demek ki, biz yalnız değiliz. Arkamızda sadece Türkiye değil, Azerbaycan Cumhuriyeti de var. Aynı zamanda temennimiz odur ki, diğer Türk devletleri de bizimle beraber işbirliğinde olsunlar, davamıza destek versinler. Biz arkamızda 300 milyon Türkün olduğunu hissediyoruz ki, bu da bizim haklı mücadelemize güç verir. Kerkük’te ve Irak’ın başka yerlerindeki diğer halklar da hissetmektedirler ki, Türkmenler yalnız değil, onların arkasında devletler var. Bu anlamda biz kendimizi Türk Dünyasının bir parçası hissettiğimizden, Türk Dünyasının Kerkük meselesine sahip çıkmasından dolayı mutluyuz”.  
H. Bayoğlu bildirdi ki, Azerbaycan’da iken bir dizi isteklerini muhtelif görüşmelerde ifade ettiler: “Bu dileklerden birincisi Azerbaycan’da temsilciliğin açılmasıdır. Bize göre, bu temsilcilik aramızdaki köprüyü daha iyi şekilde tanzim etmeye imkan verecektir. İkinci isteğimiz Kerkük’ten, Türkmen elinden uşaklarımızın Azerbaycan’a gelip burada tahsil alması ile ilgilidir. Bu gün Türkmen elinde bizim çok sayıda okullarımız açıldı. Ancak bu okulların öğretmenlere ihtiyacı var. Saddam zamanındaki 35 yıl boyunca insanlarımız Türkçe tahsil alamadılar. Bu gün isterdik ki, gençlerimiz Azerbaycan ve Türkiye’de tahsil alıp kendi bilgilerini Kerkük’te çocuklarımıza anlatsınlar”. Hüseyin Bayoğlu şunları ekledi: “Türkmenlerle Azerbaycanlıların kaynayıp-karışmasını da istiyoruz. Bizim ressamlarımız, edebiyatçılarımız, sanatkârlarımızın ilişkiler kurması gerekir. Aynı zamanda isterdik ki, Azerbaycan’da Nevruz bayramı, Cumhuriyet bayramı gibi milli bayramlar kutlanırken bizim sanatkârlarımız da buraya davet edilsin, onlar yapılan festivallere katılma imkanı elde etsin. Bunu gerçekleştirsek, Azerbaycan ve Türkmen halkları arasında bağların kuvvetlenmesine nail olabiliriz. Bir Türkmen Azerbaycan’a geldiği zaman görür ki, Azerbaycanlı kardeşi de Kerküklü gibi aynı dili konuşmaktadır, hatta lehçesi de aynıdır. O zaman her iki halkın temsilcileri hisseder ki, onlar birdirler, ayrı bir milletten değiller ve Oğuz boyundan gelmişlerdir. Bu da bizim kardeşliğimizi daha da kuvvetlendirir”. H.Bayoğlu Türk halklarının temsilcilerinin iştiraki ile bir konferans yapılmasını da istediğini ifade etti: “İsterdik ki, orda Türkmen elinin meselesi esas müzakere konusu olsun ve dünyaya tanıtılsın”.
ITC temsilcisi şunu da bildirdi ki, iktidar temsilcileriyle görüşmede Türkmen elinin yürüttüğü mücadelenin ve Kerkük meselesinin uluslararası seviyede devamlı olarak müzakere edilmesine çalışılmasını ve gündemde tutulmasını istemişlerdir: “Müsavat Partisindeki görüşmelerinde Türkmen meselesini parlamentonun gündemine getirmeyi istemişlerdir. Aynı zamanda, iktidar ve muhalefet Türkmen meselesine aynı şekilde münasebet göstersin. Medya ise Kerkük meselesini daim gündemde tutsun”.   
Bayoğlu, görüşmelerin sonuç vereceğine ancak bunun zaman alabileceğine inandığını belirtirken şunları kaydetti: “İlk defadır ki, büyük bir heyet Azerbaycan’a gelmiştir ve çok sayıda teklifle müzakerelerde bulunmuştur. Irak hâkimiyeti bu ziyarete her hangi bir engel çıkarmamıştır, aksine destek vermiştir. ITC temsilcisi bildirdi ki, bu gün 80 Türkmen talebe Türkiye’de, 7-si Azerbaycan’da, daha 7-si ise Kuzey Kıbrıs’ta tahsil alıyor: “Bunun çok büyük manası var. Aramızdaki köprünün daha da kuvvetlenmesi için Azerbaycan’ın da harekete geçmesi lazımdır. İnşallah Türkmenistan, Kırgızistan ve Özbekistan da Azerbaycan’ın yaptığı işlere bakıp bizimle işbirliğine giderler. Bu da 300 milyonluk Türk milletinin birliğini gösterir”.
Kerkük meselesine derinden hakim olan Bakü Devlet Üniversitesinin doçenti, tarih ilimleri hocası Ayda Bağırova ise Türkmenler’in ilk aşamada Azerbaycan’dan manevi destek beklediklerini ve bunu onlardan esirgemelerinin büyük kabahat olacağını belirtti. Ayda Hanıma göre, Türkmenlerin bilgi desteğine de büyük ihtiyacı var: “Kerkü’te  soyal-siyasi vs. problemleri Azerbaycanlı okurlara ulaştırmak gerekir. İkincisi, Türkmenlerin Bakü’de daimi temsilciliği açılmalıdır. Bu daimi temsilcilik vasıtasıyla Azerbaycan ahalisi bilgi almak ve hadiselere operatif reaksiyon vermek imkânı kazanacak. İmkân olsa, bu temsilcilik çerçevesinde özel bilgi bültenleri hazırlamak ve yaymak gerekir. Bu bilgi bültenleri sadece Azerbaycan’da değil başka ülkelerde de dağıtılmalıdır. Şüphesiz ki, Türkmen meselesi uluslararası kamuoyu için yeni mesele değildir. Ama biz bu meseleyi güncelleştirmeliyiz”. Ayda Bağırova’nın fikrince, Türkmenlerin meselesi ile ilgili düzenli olarak uzmanlar, âlimler ve bütün ilgili insanların katılımı ile yuvarlak masalar, toplantılar geçirmek ve bu meseleleri medya aracılığıyla dünyaya ulaştırmak gerekir. “Diger taraftan, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin yürütücü bilimsel araştırma enstitülerinde, o cümleden Tarih ve Şarkiyatçılık Enstitülerinde Türkmen problemini öğrenmek için özel gruplar yaratmak ve buraya alimleri, uzmanları çekmek gerekir. Aynı zamanda yüksek okullarda Türkmen öğrencilerin tahsil almasını sağlamak gerekir. Ayda hanım Türkmen meselesiyle ilgili yükseköğrenim kurumlarında okuyan öğrencilere özel dersler verilmesini de zaruri saymaktadır: “Bu meselelerin halli, daimi, sistemli şekilde hayata geçirilmelidir ve geçici özellik taşımamalıdır. Mevcut problemlerin halli son derecede operatif şekilde hayata geçirilmelidir”.
A.Bağırova Irak’ın Azerbaycan’daki sefirinin Türkmen meselesinde ihtiyatlı davranışını doğal karşıladığını belirtirken şunları ifade etti. “Bilmek lazımdır ki, o devlet adamıdır Azerbaycan hayli müddet gecikse de, hiç olmazsa bu gün Türkmenlere destek vermelidir. Bu meselede resmî Bakü için her hangi bir problem yoktur. Muayyen meseleler Türkmen meselesinin bu veya başka şekilde dünyaya ulaştırılmasını engellemek üzere kullanılabilir. Bu, Kuzey Kıbrıs meselesi de değildir ki, ayrıca ihtiyat hissedilsin. Türkmenler milli ve etnik açıdan kendilerini korumak ve tehlikelere karşı mübarezede bizim de desteğimizi almak istiyorlar. Onlar Irak’tan ayrılma hevesinde de değiller. Sadece istemektedirler ki, onlara karşı olan tehlikeleri Azerbaycan, aynı zamanda dünya görsün ve Irak’ta bir taraf olarak tanınsınlar”.
A.Bağırova bu merhalede Türkmenlerin de üzerine ciddi işlerin düştüğünü ilave etti.

Elşad PAŞASOY


Azerbaycan Kültür Derneği, Ankara, 2006