“Hepimiz Ermeniyiz” söylemine Azerbaycan basınından tepki
Cazim GÜRBÜZ, Yeniçağ, 25 Ocak 2007
Hrant
Dink’in cenazesinde “Hepimiz Ermeniyiz” pankartlarının taşınması ve bazı
televizyon kanallarında Ermeni yanlısı ve milliyetçilik karşıtı yorumlara
yer verilmesi, Azerbaycan basınında geniş yer ve yankı buldu. Haberler
mümkün olduğunca yansız olarak verilmeye çalışılırken, köşe yazılarında
oldukça sert bir üslup kullanıldı.
“Edâlet” gazetesinden Babek Yusufoğlu’nun yazısında şu başlık kullanılmış: “Türkiye
Ermeni’ye Yas Sahlayır (tutuyor)... İndi Harada (nerede) Bir İt Ölse, Bizi
Günahlandıracaklar”. Yazıdan bazı önemli bölümleri, Türkiye Türkçesi’nde
bilinmeyen sözcükleri parantez içinde vererek aktarıyorum: “Türkiye’nin baş
naziri Recep Tayyip Erdoğan başta olmakla, dövlet memurları, ana muhalifet
partiyasının genel başkanı Deniz Baykal ve diğer siyasiler de Hrant Dink’in
ölümüne göre (dolayı), desmal (mendil) götürüp ağlayası oluplar. Sen’et
adamları (sanatçılar) işlerini, güclerini bırahıp teziye sahlamağa (başsağlığı
vermeye) meşguldurlar. Hüzür meclisine giden Sezen Aksu orada mersiye
ohumasa da Ermeniler, Azerbaycan halg mahnısı (türküsü) ” Sarı Gelin “i
ohuyanda kardeşi Dink üçün göz yaşlarını ahıttı. Bizde olan melumata (bilgi)
göre, hetta iş o yere çatıb ki (o kadar ileri götürülüyor ki), bütün şuurlu
hayatını Türklüğe ve Türkçülüğe garşı ideolojiyle mübarezeye (mücadeleye)
hasreden, hemişe (her zaman) Türkçülüğü tahkir eden, bununla bağlı olarak
mahkemeye bile verilen Ermeni’yi Türk bayrağına büküp defnetmek isteyirler.
Amma Hrant Dink’in aile uzuvları bunu get’i (kesin) olarak reddetmekle bütün
bu yaltaklıkları desteyelip canfeşanlık edenlerin (kendini yırtanların)
yüzüne çırpıp”. Babek Yusufoğlu, yazısında, gösterilen bu aşırı ilgi ve
duyarlılığın soykırım iddiasındaki Ermenileri asla yumuşatmayacağını da
belirtiyor: “Ve ne yazıklar ki, Türkiye siyasi eliti, Hrant Dink bizim
kardeşimizdi demekle bunu önlemeyi düşünür. Berakallah (vay maşallah) bele
siyasete. Amma Ermeni mekri (hilesi) heç de bununla sonuçlanmır. Onlar
Türkiye’nin bu boyda kederini, canfeşanlığını görüp meseleye Azerbaycan’ı da
gatmağa başladılar. İndi harada (Nerede) bir it ölse bizi günahlandıracaklar.”
Agil Abbas adlı yazarın “Türkiye’yi Çalkalayırlar” başlıklı köşe yazısı ise
iki ayrı gazetede (525. Gazet ve Edalet) yayımlanmış. Şöyle diyor Abbas: “Hrant
Dink adlı bir jurnalist öldürübler. (...) Öldüren de 17 yaşlı bir uşah (çocuk).
İndi bütün Türkiye çalkalanır. (...) Neçe il (yıl) evvel Türkiye’nin en
meşhur ziyalılarını (aydınlarını), -yadımdan çıhıp hansı şeherde olup (hangi
şehir olduğunu şimdi hatırlayamıyorum)- bir mehmanhanada (otelde) gapıları
bağlayıp (kitleyip) yandırdılar. O vaht Türkiye bele sinesini cırmırdı (ağlayıp
göğsünü böyle yırtmıyordu), Başbakan desmal (mendil) götürüp bele ağlamırdı,
onda millet küçelere (sokaklara) çıkıp haygırmırdı. Çünkü öldürülenler böyük
Türk ziyalıları idiler. O Türk ziyalıları ki, Hrant Dink heç onların tırnağı
olabilmez”. Agil Abbas, televizyonlarda, Hrant’ın büyük bir Türk dostu
olarak takdim edilmesini, kendilerinden örnekler vererek, mizahi bir dille
yeriyor ve bazı Türk televizyonlarına ateş püskürüyor.: “Türk
televizyonlarına bakanda, Türk gazetelerini okuyanda, yadıma (hatırıma) Karabağ
hadiseleri düştü. Hankendi’nde, Meşeli’de, Ermeniler bizi gırırdılar (kırıyorlardı).
Bizim televizya ise ziyalılarımızı çıkarırdı ekrana, ilahi (aman Tanrım),
bunlar, Ermeniler hakkında medhiyeler söyleyirdiler. Biri deyirdi (diyordu):
’Uşak vahtı (çocukken), anamın sütü guruyup, komşu Hayganuş’un südünü
içmişem.’Biri deyirdi, ’Aşot menim emimdi, meni oğlu kadar sevip’. Biri
deyirdi, ne bilim, Ermeniler çok müdrik halktı. (...) Kanal D adında
namussuz bir kanal var. 24 saat Hrant Dink hakkında verilişler (yayın) verir,
Türkiye’de ne kadar tanınmış galuboy (kaşarlanmış) ziyalı var, yığır ekran
başına, Ermenilere methiyeler söylettirir. Ermenice çıhan haftalık Agos
Gazetinin baş redakörü, sahibi, bu adam, hemişe Türkiye’ye, elece de (bununla
birlikte) Atatürk’e söyüp, gazetinde yazır ki: ’Türk’ün ganı pis gandır’.
Uydurma soygırımını tanıyıp. Gısacası, Türkiye’nin ve Türkçülüğün
düşmanlarınden biridir”. Bu uzun yazının final tümceleri şöyle: “Yani
Türkiye o kadar sadelövhdür ki (safiyane), inanır ki, AB onu gebul edecek.
Kendine gayıt (dön) kardeşim, gayıt kendine! TÜRKİYE’NİN KENDİNE GAYITMASI
ÜÇÜN YENİ BİR ATATÜRK LAZIM”
Kaynak:
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yazidetay.asp?AuthorID=83&ArticleID=4119