header


Basından seçtiklerimiz
blue
Tekin - Ermeniciler
Tekin - Hocalı
Özdağ - Ermeni Psikolojik Propagandası
Anadolu da bizimdir - Orxan ARAS Almanyadan yazıyor

green bullet
Mustafa K. Atatürk M. E. Resulzade
Ebülfez Elçibey

Menu:

  • Ana Sayfa
  • Dernek Hakkında
  • Kuzey Azerbaycan
  • Güney Azerbaycan
  • Karabağ
  • Kültür
  • Türk Dünyası
  • Dergi
  • Ermeni Sorunu
  • Dernek'ten Haberler
  • Bağlantılar






right blue

Karabağ

Ermenistan sınır kapısı asla açılmasın !..

Vedat Yenerer, 02.05.2005, Yeniçağ

Herkes aklını başına alsın. "Türkiye Ermenistan ile diyalog başlatsın, kapıları açsın, ondan sonra sözde Ermeni soykırımı meselesi zamanla çözülür" yalanı bugünlerde malum şahıslar tarafından sürekli pompalanıyor. Türkiye''ye çok büyük bir oyun oynamaya hazırlanıyorlar. Aynı ABD ve İsrail desteğindeki KDP''nin Türkiye''ye oynadığı oyun gibi…

Irak sınır kapısı ABD''nin baskısıyla açıldı ve Türkiye kendi güneydoğusunu kalkındırmak yerine, Kürdistan''ı kurdu ve binlerce dolar milyoneri yarattı.

Kapıyı kapatmak istediği zaman da iş işten geçti ve ABD "yapamazsın ben izin vermiyorum" dedi. İşbirlikçileri kullanan dış güçler artık kendi hür iradesini kullanamayan, dost düşman ayrımı yapmaktan tamamen aciz, onuru ayaklar altına onlarca kez alınmış Türkiye yarattılar. Kör müsünüz? Şimdi de nefes aldırmadan oyunlarına devam etmek istiyorlar

Şu anda Türkiye aynı zihniyet tarafından yönetildiği için Ermenistan sınır kapısı bir oldu bitti ile kesinlikle açılmamalıdır. Boş sözlerle kapıyı açıp Ermenistan''ı zengin etmenin ve arkasından her türlü payeyi vermenin hiçbir gereği yoktur. Ermenistan hiçbir şekilde bunu hak etmiyor..

Neden mi? Aklıma ilk gelenleri hemen sayıyorum.

1-Silahlanarak Osmanlı''ya ayaklanan çetelere hak ettikleri dersi veren Türk milletine, Büyük Ermenistan hayallerini suya düşüren Kuva-i Milliye''ye ve Atatürk Türkiyesi''ne gizli kinleri bitmediği ve ecdadımıza vurdukları adi yalanlarla dolu kara lekeden ve iftiradan asla ve asla vazgeçmedikleri için
2- Öldürdükleri 530 bin masum Türk''ü bir gün bile zikretmedikleri ve hesabını vermedikleri için..
3- Türkiye''nin zor şartlar altında yetiştirdiği çok değerli vatan evlatları olan diplomatlarımızı öldüren ve silahsız insanlara gücü yeten ASALA''ya yardım ve yataklık edip gurur duydukları için
4- Türkiye aleyhine bugüne kadar dünyanın her yerinde yalan ve iftiralar dolu kampanyaları ara vermeden devam ettirdikleri için.
5- Binlerce Türk''ü katleden ve Türk düşmanlığı ile gurur duyan Taşnak partisinin ve Koçaryan''ın şu anda Ermenistan''ı yönettiği için
6- Türkiye''de 30 bin insanımızın öldürülmesinden ve 20 yıl gibi kara bir dönem yaşanmasından sorumlu PKK ve Kürt milliyetçisi bölücülere yardım ve yataklık yapıp militan dahil her türlü desteği verdikleri için.
7- Süryanileri Türkiye aleyhine kışkırttıkları için
8- Ermenistan sınır kapısının açılmasıyla Ermenistan''ın şeker kamışını almayı ve ekonomik olarak kalkındırmayı planlayan işbirlikçi politikacılarımız ve medya mensuplarımız halen ürettiği şeker kamışlarını Kars şeker fabrikasına satan ve tek geçimleri bundan olan Nahçıvan''ı ve Azeri kardeşlerimizi açlıkla karşı karşıya getireceği için.
9- Karabağ''ı işgal ettikleri için. Azerbaycan Türk''ü yüzlerce kadın çocuk, yaşlı genç masum insanları hunharca ve dünyanın gözü önünde Hocalı''da vahşice katlettikleri için. Katliam sonrasında utanmadan hiç bir şey olmamış gibi pişkince davrandıkları için.
10- Bu işgali ve katliamları görmezden gelen sözde insan hakları temsilcileri ile Ermenistan''ı mazlum göstermeyi milli politika haline getirenlerin ekmeğine yağ sürmemek için
11- Bütün bu düşmanlıklarına rağmen kendilerine karşı kin beslemeyen yumuşak bir politika izleyen Türkiye''ye ve millete karşı düşman gözüyle baktıkları ve yaptıkları kültürel etkinliklerde her fırsatta aşağıladıkları için.

Yukarıda saydığım gerekçeleri her kim görmezden gelip hile, yalan, dolan ve "diyalog" laflarıyla Ermenistan sınır kapısını açarsa, açmak isterse vatana, şehitlere, ailelerine ve bu vatanın doğmamış çocuklarının hakkına ihanet etmiş sayarım.

Bugüne kadar nereden beslendilerse bundan sonra da oradan beslensinler.

Dünyada kendisine yapılan düşmanlık görmeyen, tam tersine bir de ödüllendiren bir başka toplum ne gördüm ne de duydum.

Bir davetten diğerine koşturan bizim "Monşerlere" sorarsanız AB ve Sevr''i açıkça ifade edenler ile ilgili olarak yanlış düşünüyoruz. Ermeni iftiraları konusunda yanlış ve duygusal düşünüyoruz. Kana susamış EOKA''cı Rumlar ve KKTC''nin satılması konusunda yanlış düşünüyoruz. Iraklı Kürtler ve Kürdistan konusunda hepten yanlış düşünüyoruz…

Yeter artık yeter!..

Sayın havalı monşerler kendinize gelin!..Size söylüyorum çünkü isteklerinin ardı arkası kesilmeyen bu kuzu görünümlü vahşi kurtlarla siz görüşüyorsunuz, ellerini sıkıyorsunuz, paye ve yüz veriyorsunuz, içinde ne yazdığını bu halkın bilmediği mektupları yine siz alıp veriyorsunuz

Herhalde ben ve benim gibi düşünenler değil..

İşler iyi gittiği zaman kendinize, kötü gittiği zaman da politikacılara mal ediyorsunuz. Bir gün kafası çalışan ve konusunda uzman insanların işbaşına gelmesiyle sepetin tamamını kirleten çürük elmalar ayıklanmalıdır. Çünkü, sepet nedense kendi çürüklerini temizleyecek durumda değil…

Bu ülkeyi korumaya yemin etmiş olanlar seyirci kalınca, basiretsiz olunca demek ki böyle oluyormuş..

Bu akıl mantık almaz gidiş ve satış devam ederse bu millet ya Sıvas''ta yeni bir toplantı düzenleyecek ya da gereğini yapacaktır. Çünkü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk''ün Bursa mitinginde verdiği talimat bu yöndedir. Açın okuyun.. Bu sözlerime gülenler ve küçümseyenler İstiklal Mahkemeleri kurulduğunda, zaman aşımından ve dokunulmazlıktan yararlanamayacaktır.

Asla ve asla unutmayın ki tarih tekerrürden ibarettir..

NOT: En dik ve onurlu durmamız gereken büyükelçiliklerden biri olan Bağdat Büyükelçiliği''ndeki bazı personelin milyon dolarlık vize parası vurgunu ve elçiliğin karşısındaki bakkalda 300 dolara satılan Türkiye vizesi ile ilgili ayyuka çıkan iddialara yönelik ne gibi bir işlem yapıldığı konusunda Dışişleri Bakanlığı neden bir açıklama yapmıyor?



Azerbaycan Kültür Derneği, Ankara, 2006