"Ne mutlu Türküm diyene." "Bağımsızlık benim karakterimdir."
"İnsanlara hürriyet, milletlere istiklal." "Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez."

Haberler


DERNEĞİMİZ KADINLAR KOLU 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ’NÜ IĞDIR’DA KUTLADI.

Türk Kadınlar Birliği Iğdır Şubesi; 

'Dünya Kadınlar Günü'nü 6-9 Mart 2012 tarihlerinde derneğimiz Kadınlar Kolu'nunda iştirak ettiği etkinlikler içinde kutladı.

Türk Kadınlar Birliğinin 81 il ve K KTC’de faaliyet gösteren şube temsilcileriyle yaklaşık 300 kişilik bir katılımın sağlandığı  etkinliğe derneğimiz kadınlar kolundan Birsen Sayan,Serpil Yazar,Güler Aydın,Gülsen Atasever,Nergiz Karahanlı,Prof.Dr.Bilgehan Doğru,Nilgün Erol ,Nurten Yılmaz ,Dr. Ayşin Sayan,Yüksel Tekinbaş ,Nesrin Ünal ve Devlet Opera ve Bale sanatçısı Güner Birkan katıldı .

6.Mart tarihinde Iğdır Valisi Amir Çiçek’in; Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı Av. Sema Kendirci Uğurman, Iğdır Şubesi Başkanı Sabiha Sever, derneğimiz Kadınlar Kolu Başkanı Nesrin Ünal ve diğer şube başkanlarından oluşan 20 kişilik bir temsilci gurubu makamında kabulü ile başlayan program,akşam saatlerinde Bahu Düğün Salonunda verilen ‘Hoş geldin Kokteyli’ile devam etti.

7.Mart tarihinde  Nahcıvan Özerk Cumhuriyeti’ne düzenlenen gezide Nahcıvan’ın tarihi ve kültürel mekanları ziyaret edildi.

İş adamı İshak Yaycılı ve eşi Azer yaycılı tarafından Tebriz otel’de verilen akşam yemeğinde ise  Azerbaycan sanat ve kültürünün sunulduğu örnekler katılımcılara anlamlı ve güzel bir gece yaşattı.

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ IĞDIR'DA COŞKU İÇİNDE KUTLANDI

Türkiye’nin illerinden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden gelen Türk Kadınlar Birliği üyeleri ,MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan ve Iğdır Türk Kadınlar Birliği’nin yanında yer alan Iğdırlı kadınlarında katılımıyla başlayan kortej yürüyüşü Atatürk anıtına çelenk konulması,saygı duruşu ve istiklal marşımızın okunması ile devam etti.

Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı Av. Sema Kendirci Uğurman Atatürk Anıtında yaptığı konuşmada;

8 Mart Dünya Kadınlar Gününün eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı kadınların toplumsal ve ekonomik sorunlarını dile getirdiği bir gün olarak kutlanıldığını, çözüm için birleşmenin zorunlu olduğunu vurgulayarak şöyle dedi;

Cumhuriyet’in ilk yıllarında olduğu gibi  bugün de aynı şevk ve heyecanla  haklarımızı korumak ve geliştirmek için demokratik, laik ve sosyal hukuk devletini koruyacağımıza, Atatürk’ün ilke ve devrimlerine sahip çıkacağımıza söz veriyor ve tüm kadınlarımızı bu mücadelede birlik olmaya çağırıyorum

ANIT MÜZE ZİYARETİ

Türk Kadınlar Birliği Iğdır Şubesi Başkanı Sabiha Sever ve Yönetim Kurulu üyelerinin rehberliğinde ziyaret edilen ‘Ermeniler Tarafından Katledilen Şehit Türkler Anıt ve Müzesi ‘,Tuzluca Tuz mağaralarına gezi ve Iğdır şehir turu ile devam eden program Anatolya Düğün salonunda yapılan Gala Gecesi ile tamamlandı.

8. MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ GALASINDA DERNEĞİMİZ  BURSA ŞUBESİ KURUCU BAŞKANI MERHUM GÜLÇEHRE ASKERAN ANILDI.

32 yıl (1955-1987) Kars Türk Kadınlar Birliği Başkanlığını özveri ile yapan merhum Gülçehre  Askeran Iğdır şubesi tarafından  programda anılması gerçek bir vefa örneği olarak değerlendirildi.

Türk Kadınlar Birliği Iğdır Şubesi Başkanı Sabiha Sever’in ‘Kadın hakları mücadelesinin Doğu Anadolu’da öncü ve örnek bir kimliğini sizlerle anmak istedik’ sözleriyle başlayan Gülçehre Askeran’ın hayatından ve çalışmalarından kesitlerin sunulduğu slayt gösterisinin ardından sahneye davet edilen derneğimiz Kadınlar Kolu Başkanı Nesrin Ünal konuşmasında şu ifadelere yer verdi.

Doğu Anadolu’da kadın hakları savunuculuğunda

idol bir isim; Gülçehre ASKERAN

‘Toplumsal dönüşümleri resmi tarih kayıtlarının yanı sıra, bu dönüşüme harç katan insan öyküleri ile  öğrenmek ve gelecek kuşaklara taşımak moral değerlere ve hayat pratiğine önemli katkılar sağlar. Gülçehre  Askeran  Cumhuriyet kuşağının Türkiye’nin her köşesinde aydınlanma dönemine hizmet vermiş binlerce Türk kadından biridir.

O bu toprakların öyküsüdür.Memleketinde,hemşerileri ve mensubu olmaktan gurur duyduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ve en önemli kadın kuruluşu olan Türk Kadınlar Birliği üyelerinin huzurunda anılması bizleri çok mutlu etti ve duygulandırdı.Iğdır Başkanımıza ve yönetim kurulu üyelerine gösterdikleri bu duyarlılık için şahsım ve derneğim adına teşekkür ederim.

AKD.Kadınlar Kolu Başkanı Nesrin Ünal’ın  konuşması:

‘8.Mart Dünya Kadınlar Günü  ve Iğdır ilinin tanıtımı çerçevesinde bugün ziyaret ettiğimiz Anıt Mezar Türkiye’mizin her köşesinden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden gelen değerli katılımcılar üzerinde derin ve sarsıcı etkiler bıraktı. Bizler Ermeniler tarafından Doğu Anadolu’da yapılan katliamlara acılara  tarihi belgelerle bir kez daha tanık olduk. Bu gerçekleri görmezden gelen uluslararası kamu oyunda ve ne yazık ki kendi içimizde sözde yalanlara yandaşlık edenlere karşı tarihi belgelerin tartışılmayacağını ne yazık ki biliyoruz.100 yıl öncesinin hesabını Ermeni Diasporasının yalanları üzerinden parlamentolarına taşıyan ulusların son 20 yıllık dönemde , Karabağ’da özellikle Hocalı’da Balkanlarda,Kerkük’te,Doğu Türkistan’da ,Güney Azerbaycan’da yaşanan acıları görmezden gelmeleri çifte standardın en açık örneği olarak tarihi kayıtlara düşecektir.’

 Hüseyin Cavit’in ‘KADIN GÜLERSE TÜM BEŞERİYET GÜLECEK /SÜRÜKLENEN BEŞERİYET KADINLA YÜKSELECEK’ dizeleri ile katılımcıların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Nesrin Ünal konuşmasını şöyle tamamladı.

’Dünyada ve ülkemizde barış ve huzurun ilk ve önemli koşulu cinsiyet ayrımcılığını destekleyen her türlü uygulamalara karşı mücadele verilmektir.Bugün özellikle kadın örgütleri tarafından yaygın bir şekilde sürdürülen bu mücadele yasal düzenlemelerin yanı sıra  erkek dünyasında yüzyıllardır kalıplaşmış anlayış ve algılayışa karşı sağlanacak güçlü bir zihniyet dönüşümü ile başarıya ulaşabilir.Afrikalıların güzel bir atasözünü sizlerle paylaşmak istiyorum..’gözlerin şekli ve rengi farklı da olsa göz yaşlarının rengi hep aynıdır’  dünyanın her yerinde yaşamını sürdüren kadınların ‘kadın oldukları için’ göz yaşı dökmemesi dileği ile sizleri selamlıyor,Türk Kadınlar Birliği Iğdır Şubesine ve bu başarılı programa başta, Iğdır Valisi Amir Çiçek ve eşleri Hülya Çiçek hanımefendi olmak üzere katkıda bulunan tüm Iğdırlı hemşerilerimize,sıcak bir ilgiyle yerel radyo ve televizyon programlarında,gazetelerinde bizleri konuk eden basın-yayın kuruluşlarımıza,    Azerbaycan kültür Derneği adına teşekkürlerimi sunuyorum.’

Tören sonrasında yapılan seramonide teşekkür plaketi alanlar  (sol baştan);

AKD Kadınlar Kolu Başkanı Nesrin ÜNAL,Iğdır Tic. ve San. Od. Başk. Kamil ASLAN, Iğdır Türk Kadınlar Birliği  Şube Başkanı Sabiha SEVER, İşadamı İsak YAYCILI,Iğdır milletvekili Sinan OGAN,Iğdır Em.Müdürü Selçuk KIZILAY  ve sanatçı Güner BİRKAN

Devlet Opera ve Bale'nin değerli sanatçısı  

Güner BİRKAN , sunduğu müzikle geceye renk kattı. 

Azerbaycan Kültür Derneği Kadınlar Kolu gurubu içinde Iğdır’daki etkinliğe katılan hemşerimiz Güner Birkan , Nahcıvan’a yapılan gezi programı içinde, Nahcıvan Filarmoni Orkestrası ve Nahcıvan'a yapılan gezide konaklanılan Tebriz oteldeki yemekte mini bir  konserle geceye   devam eden Güner Birkan,Azerbaycan musikisinin klasik eserlerinden örnekler ve finalde sunduğu,Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa ‘şarkısını okurken  coşku zirveye çıkmıştı.Konukların ellerinde dalgalanan Türk bayrakları görülmeye değer bir efektle sanatçı Güner Birkana dinleyenlerin gösterdiği büyük ilgi ve beğeni mükemmeldi.

İklim koşullarına rağmen böylesine önemli etkinliğin  gerçekleşmesinde büyük emeği geçen Türk Kadınlar Birliği Iğdır Şubesinin gösterdiği misafirperver çaba ve nezaket  her türlü takdire şayandır.

Türk Kadınlar Birliği Iğdır Şubesinin derneğimiz kadınlar kolunun katılımından ötürü duydukları mutluluğu simgeleyerek  tasarlanan ve zarif bir protokol içinde sanatçı Güner Birkan ve kadın kolları başkanımız Nesrin Ünal’a verilen plaket  ayrı bir incelikti.

 Azerbaycan Kültür Derneği olarak bu etkinliği düzenleyenleri ve katkı sağlayanlara sivil toplumcu anlayışla teşekkür ederken,Türk kadınının layık olduğu yerde olması yolunda verdikleri çabadan dolayı başta Türk Kadınlar Birliği Genel Merkezi olmak üzere Igdır Şube yetkililerini kutlarız.

 

 

 

NEVRUZ BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Şenliğe Davet,

Türk dünyasının en eski bayramı olan Nevruz  21 mart çarşamba günü saat 14.00-17.00 arasında  derneğimizde geleneksellik içinde kutlanacaktır.
 Tüm dost ve üyelerimiz davetlidir. 
 
MEHMET EMİN RESULZADE ÖLÜMÜNÜN 57. YILINDA ANILDI

 

Bundan elli yedi yıl önce, bugün 6 Mart 1954 tarihinde 71 yaşında hayata veda eden büyük devlet adamı Mehmet Emin RESULZADE arkasında büyük bir ideal ve onun simgesi olan üç renkli bayrak ve Azerbaycan Kültür Derneği gibi bir ocağı bırakarak ebediyete intikal etmişti.

Bugün hür ve müstakil Azerbaycan dünya milletleri arasında yer alabilmişse, onun 28 mayıs 1918 tarihinde belirlediği ' bir kere yükselen bayrak bir daha inmez' şiarıyla gönüllerde yer etmiş ve onun belirlediği ilkeler doğrultusunda 'İnsanlara hürriyet, milletlere istiklal 'ülküsü ile emperyalizmi sonlandıran 1990 tarihli hareketle Azerbaycan Türkleri hürriyete kavuşmuşlardır.

Ne mutlu ona ki , bugün Azerbaycan'da her türlü karalama be baskı ve engellere rağmen,onun koyduğu idealler her Azerbaycanlının yüreğindeki gerçek vatan ve millet sevgisi ile yaşamakta ve geleceğe umut olmaktadır.

Mehmet Emin RESULZADE'nin Aramızdan ayrılışının 57. yılında onun cebeci Asri mezarlıktaki kabirne koşan Azerbaycanlı gençler gizemli bir tutku ile dün ve bugün onun kabrine yüz sürdüler.

Onun kurduğu ocak olan Azerbaycan Kültür Derneği yöneticileri, bugün onun kabrini ziyaret etmenin onurunu yaşarken dilek ve temenilerini bir kere daha tekrarladılar

Mehmet Emin RESULZADE'nin vefatı sonrasında onun yakın arkadaşarından ünlü şair Kerim YAYCILI'nın kaleme aldığı 'Alageyik Masalı' adlı şiiri yayınlarken onun ideallerinin bekçileri olarak bir kere daha sagı ve rahmetle anıyoruz.

ALA GEYİK MASALI
Çocukken pek hırçındı; kırıp döktü her dal’ı ,
Zaten hayatı O’nun, “ALAGEYİK” masalı.
Elinden alınınca bir gün, o güzel yurdu,
Senelerce her yerde onu aradı, durdu!
Bir altın anahtardı, aradığı her yanda!
Kah dediler : iran’da, kah dediler, Turan’da!
... Bu tılsımın peşinde diyar, diyar dolaştı,
Yetmişine varınca bir ülke’ye ulaştı!
İşte geldim yurdum’a” deyip bastı toprağa,
Gözleri takılmıştı semadaki bayrağa,
Sevinçten dindi artık kalbindeki o sızı,
Dalgalanan bayrak’ta görmüştü ay-yıldızı,
Toprağındaki koku, ayni yurdun kokusu,
Yorulmuştu nihayet orda geldi uykusu,
Düşecekti, yorgundu, bir kız yaklaştı o’na,
Benziyordu bakışı tıpkı Azerbaycan’a!
Gözlerindeki yaşlar boşanınca dizinde,
Dedi : “Tam yetmiş sene bendim, senin izinde,
“Kalbimi durdurucak, bu sonsuz heyecanım,
“İşte geldim, sana ben, güzel Azerbaycan’ım!
“Ayrılırken çok gençtim, adım, Mehmet Emin’dir,
“Yorgunum, biraz olsun beni göğsünde dindir,
“Senünçün bunca sene sürgünlerde dolaştım,
“Nihayet yetmişimde geldim sana ulaştım,
“Beni korkutan bil ki, ne fırtına ne seldi,
“Senden uzakta ölmek bana pek acı geldi!”
Kalbindeki hıçkırık, kesince sözlerini,
Güzel kızın göğsünde kapadı gözlerini,
Doğrulmadı bir daha bu O’nun Son yoluymuş!
Göğsüne başkoyduğu güzel Anadolu’ymuş.



HOCALI OLAYLARI ABDİ İPEKÇİ PARKINDA TELİN EDİLDİ.

26 Şubat 1992 tarihinde Hocalı'da cereyan eden insanlık dışı olaylar
 başta Ankara İstanbul ve İzmir olmak üzere tüm illerimizde
 vatandaşların yoğun ilgi ve tepkileri ile protesto edildi
.

























Azerbaycan Kültür Derneğince organize edilen Ankara'daki toplantıya başta KAMUSEN olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu ve öğrenci kuruluşları ve medya temsilcileri katıldı. Toplantıda  dağıtılan basın bildirisinde  Karabağ olaylarını dünü ve bugünü ve yarını anlatıldı. 

Mitingte konuşan genel başkan Cemil ÜNAL,Karabağ diye bilinen geniş coğrafya dünya kamuoyuna Yukarı karabağ, yada dağlık Karabağ  olarak anlatıldığını, oysa sözkonusu toprakların Azerbaycan arazisinin yüzde yirmisini teşkil eden Karabağ olduğunun altını çizerken,Karabağın bin yıllık Türk yurdu olan Karabağın bugün işgal altında olduğunu,yirmi yıl önce bugün, Rus askeri birlikleri eşliğinde, Hocalı da masum insanların üzerine makineli tüfek ve tanklarla saldırılarak 613 kişinin hunharca öldürüldüğünü anlattı.

 Konuşması sık sık sloganlarla kesilen Cemil ÜNAL, karabağ sorunun baş sorumlusu Ermeni olmadığı gibi  sorunu çözmek için oluşan uluslararası  MİNSK adlı kuruluşun eşbaşkanlarının mutlaka değiştirilmesi teklifi Azerbaycan yönetiminin görevidir.Fransa, ABD ve Rusyadan oluşan sözüm ona bu uzlaştırıcı kuruluş başkanlarının tamamı Ermeni muhibbisi olmaktan öteye gitmeyan devletlerdir.
 Abdi İpekçi parkındaki yapılan ve heryıl olduğundan daha çok dinamik bir kaoyu yaratılan Hocalı olaylarına vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken. toplantıya çok sayıda öğrenci kuruluşu Türk ve Azerbaycan bayrakları arasında  milli marşlar okurken; meydanı dolduran pankartlarda şu sözler yer alıyordu.  
  'Karabağ Türktür, Türk kalacak'
 'Ne mutlu Türk'üm Diyene'
 'Hepimiz Türk'üz Ermeniler nerede' 
 'Tek Millet iki devlet, Hocalı’ya adalet'
 'Dünya uyuma, Hocalı’yı unutma'
HOCALI OLAYLARI KANAL B' DE

 

HOCALI KATLİAMI 24 ŞUBAT 2012 AKŞAMI BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE EKRANLARA TAŞINDI


Yapımcı gürbüz EVREN'in hazırlayıp yönettiği açık oturuma derneğimiz genel başkanı Cemil ÜNAL, Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Ccemalettin TAŞKIRAN ve Azerbaycan'dan Uluslar arası Uzmanı Elnur İSMAİLOV katıldı.

Hocalı olaylarına gelinen sürecte, karabağ bölgesi coğrafi, stratejik,tarihi ve demografik yönleriyle anlatılılırken, toplantıya yoğun ilgi gösteren yurttaşlar gönderdikleri sorularında Hocalı olaylarının neden kamuoyunda bugüne kadar gündeme getirilmediğini, Karabağ ve İrevan'ın tarihiyle ilgili ilginç sorular yöneltildi.

Olayların gelişmesi ve aradan geçen yirmi yılın değerlendirildiği ikinci bölümde görüşlerini aktaran derneğimiz genel başkanı Cemil ÜNAL' Ermeni olaylarının baş yaratıcısı 600 yıl Türk devletinin himayesinde en iyi şartlarda hayat bulan Ermenilerin, daha sonra Rusya ile elele vererek1801yılından itibaren kafkasya bölgesindeki Türk nüfus üzerinde baskıcı ve işgalci girişimlerini anlattı.

Tarihi bir Türk yurdu olan İrevan Gence, Bakü ve bugün Güney Azerbaycan diye bilinen coğrafyada 1918 yılında yapılan saldırılarda 30000 insanın öldürüldüğünü anlattı.

Ermenilerin 1915 tarihli tehçir sırasdında Anadoluda Türk ve müslüman topluluklara karşı yaptıklarının bugün tam tersi olarak anlatılarak sözde kendilerine bir soykırım yapıldığının anlatıldığını bunu teyit eden rakamların gerçek bilim adamları tarafından açıklandığının altını çizdi.

Hocalı da cereyan olayların temel nedeni, Hazar havzasında enerji paylaşımında nüfuz kurmaya çalışan Rusyanın ortaklık paylarını yükselterek bölgede enerji patronluğuna soyunması gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Cemil ÜNAL toplantının son turunda, Gerek Azerbaycan'ın gerekse Türkiyenin saglam dış politika üretemediklerini , Ermenistan Türkiye futbol maçı sırasında oraya giden sayın Abdullah Gül'e sözde karabağ devleti bayrakları altında maç izletildiğini,kendilerinin kabul edildiği salonun duvarda Ağrı dağının bulunduğu bir tablo önünde ewli kanlı sarkisyan el sıkışmasının üzücü olduğunu ifade ederken, aynı Sarkisyan Türkiye deki maça gelişinde, Ermeni lobileri tarafından itibarla karşılanmış, Bursa stadına Azerbaycan bayraklarının sokulmasının güvenlik güçlerince yasaklandığını vurguladı.

Cemil ÜNAL, konuşmasının sonunda Türk dış politikasının yetersizliklerini sıraladıktan sonra,Karabağ'da huzurun oluşması için eski bir Rus generali olan Kerinsky'ye ait olan ;

 'EN İYİ ERMENİSTAN ERMENİSİZ ERMENİSTANDIR.' sözleriyle noktaladı.

1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  

Ebülfez Elçibey

Mehmetçik

ANKARA

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Vatan
Akşam Zaman Posta